10.9.12

Lady GaGa in Köln!(Konser)

evvet,herkese tekrar selamlar.efenim takip edenler bilirler Haziran ayında bloga Burakbey Kazanoğlu'nu konuk edip Madonna'nın İstanbul konserini her ayrıntısına kadar incelemiştik.şimdi başka bi konuk yazarla Lady GaGa'nın Köln konserini inceliyoruz.konuk yazarımız Can Uzun,azılı bi "little monster" olmasa da etrafımdaki en büyük GaGa fanlarından biridir ki farkındaysanız kendisi sırf GaGa için Köln'lere kadar gitti ve ricamı kırmayıp her dakikasını nefesini tutarak izlediği konseri sizler için yazdı.e lafı daha fazla uzatmayayım sizi Can'la baş başa bırakayım.keyifli okumalar!



-Can'ın cümleleri buradan itibaren devreye giriyor- 




Uzun süredir gitmek istediğim, Bulgaristan'a, Romanya'ya bile gidip; Türk organizatörlerin bir türlü Türkiye'ye getiremediği Lady Gaga-Born This Way Ball'a sonunda Almanya-Köln'de gittim. Her albümü internete sızar sızmaz indirip, aylarca sıkılmadan üst üste dinlediğim şarkılarıyla, kendine has tarzıyla ve tatlı kişiliğiyle zaten gönlümü fetheden bu kadın, bu konserle birlikte hem bendeki yerini hem de pop kültüründeki yerini bir kez daha sağlama aldığını gösterdi. Neyse uzatmadan konseri anlatayım.



Saat 17:30 gibi Lanxess Arena'ya girdik. Gaga t-shirt'ü alalım, yemek yiyelim derken bi baktık "Lady Starlight"'ı neredeyse kaçırmışız, Gaga'nın çook eski arkadaşı diye girmiş heralde çünkü bu kadar rezil bir show olamaz diye diye izledik geri kalan yarısını. Daha sonra sahneye "The Darkness" çıktı, havaya girdik.

Ön gruplardan sonra sahne karaltıldı. 15.000 kişi çığlık çığlığa tabi. Derken perde indi ve Mother G.O.A.T'un kalesi karşımıza çıktı. Fotoğraflarda çok minik gözüküyordu fakat baya büyüktü. 

İlk şarkı olan "Highway Unicorn" başladı çalmaya. Gaga sahneye atın tepesinde çıktı. Ve arkasında G.O.A.T (Government Owned By Alien Territory) bayrağı taşıyan dansçılarıyla. Ardından "Government Hooker" başladı. Uzaylı kostümüyle kalenin kapısında masada oturan adamı baştan çıkarıp şarkı sonunda öldürdü (Adeta Basic Instict'teki bir Sharon Stone edasıyla) ve kaleye girdi bu şekilde. Ardından kale hareketlenmeye başladı ve içinden kocaman bir göbek ve bacaklar çıktı. Gaga little monster'larını doğuruyordu. Ve tabi ki "Born This Way" başladı, en iyi performanslardan biriydi. 

Born This Way'den sonra "Black Jesus + Amen Fashion" söyledi podyumda yürüye yürüye bir şal alıp omzuna. Sonra korku tüneli havasında ses efektleri ve ışıklandırmalarla "Bloody Mary" başladı. Hayalet kostümleri vardı Gaga ve dansçılarının. Bence bu güzelim şarkı daha iyi bir performans hakediyordu. Ve yine Mother GOAT belirdi yine ekranda. Born This Way klibinin başındaki manifestoyu seslendirdi. Sesi kesilir kesilmez "Oooooooo" diye başladı, Gaga'nın en büyük hiti. Herkes ayağa kalkıp "Ra Ra Roma ma ma Gaga ooh la la want your Bad Romance" söyledi hep bir ağızdan. Hemen arkasından "Judas"ı söyledi. Ve ilk set bitmiş oldu.

2. sette kalenin pencereleri açıldı, siyah-beyaz çizgili duvarlı, pembe koltuklu, Gaga'nın ARTPOP tabloları asılı bir oda çıktı karşımıza. Gaga da pembe origamiyi andıran bir elbise ve pembe kürkle çıktı karşımıza. Normalde hiç sevmediğim ama canlı performansına bayıldığım "Fashion Of His Love"'ı söyledi. Sonra hitlere bir başladı durmak bilmedi. "Just Dance", "Lovegame" ve "Telephone" söyledi arka arkaya. Telephone'dan önce de kısacık Almanca Cabaret'ten "Wilkommen" adlı bi şarkı söyledi.


Sonra yine Mother GOAT çıktı. Onun konuşmaları ve klise çanları eşliğinde yeni bir şarkıya geçiyorduk. Motorsiklet sesleri geldi. Ve Gaga motorsiklet kılığında geldi sahneye. Aynı Born This Way albümünün kapağındaki gibi. "Heavy Metal Lover"'ı ve "Bad Kids"'i seslendirdi. Ardından sahnenin önüne oturup monster'ların ona attığı hediyeleri açıp, sohbet etti.


Motorsikletini piyanoya dönüştürüp hemen klasik bir Lady Gaga anına geçiş yaptık. Piyanonun başına geçti önce akustik versiyonu ile "Hair"'i, sonra yeni şarkısı "Princess Die"'ı ve son olarak "Yoü&I"'ı söyledi. Konserin en harika bölümüydü diyebilirim. Sadece bir popstardan ibaret olmaktan çok daha öte olduğunu tekrar gördüm.


Sonra sahne rengarenk ışıklandırmalarıyla en güzel halini aldı. "Electric Chapel" elektro gitarlı introsu ile başladı çalmaya. Ardından sahneden inerek kayboldu Gaga. Birkaç dakika aşağıda kaldı bu sürede biz latin rüzgarları estiren bir akustik gitar performansı ve evlenmeye çalışan eşcinsel bir çiftin dramını izledik. Gaga nerde kaldı derken birden et yığınları asılı kalenin içinden, etten elbisesiyle(bu seferki sahteydi) Gaga çıkıverdi karşımıza. "Americano", "Pokerface" ve etten koltuğu üzerinde silahlı büstiyeri ile "Alejandro" söyledi sırayla. Sonra dansçılarıyla sevişe sevişe indi sahnenin altına. 

Sonra Mother GOAT çıktı tekrar. "Paparazzi"'yi söylemeye başladı, Gaga şarkının yarısında çıktı ve silahıyla Mother GOAT'ı öldürdü.

Veeee favori performansım "Scheiße". Almanya'da olmasının da heyecanıyla Gaga, Almanya kültüründen esinlenmiş olan, Almanca "bok" anlamına gelen bu şarkısına büyük bir gaz ile başladı. Kareografisi muhteşemdi, keşke klibini çekseymiş diye düşündürdü beni ama Gaga'nın parfümü "Fame"in reklamında "Scheiße" kullanılıyor, öyle avutalım artık kendimizi dedim.

"Scheiße"den sonra "The Edge Of Glory"nin önce akustiği sonra stüdyo versiyonunu söyledi.Tüm arena söyledi şarkıyı, harikaydı. Ve son olarak "Marry The Night"ı söyledi Monster Pit'ten rastgele seçtiği 3 fan ile. Şarkı bittikten sonra veda ederek backstage'e indi yanındaki 3 monster ile. Kıskandım tabi baya.  

Konser her anıyla muhteşemdi diyebilirim. Marry The Night'ı ve Judas'ı kısa kesmesi kötü olmuş fakat geri kalan her şey harikaydı. 2,5 saat canlı söyledi, dansetti, hopladı zıpladı. 14 kez kıyafet değiştirdi, hep enerjikti ve seyirciyle teması harikaydı. 


Lady Gaga'yı sevin ya da sevmeyin yaşanması gereken bir deneyim, keşke Türkiye'ye gelse.


-tüm fotoğrafların hakkı saklıdır,lütfen izinsiz kullanmayın-

6.9.12

septemberist(Playlist)

Eylül öyle çabuk geldi ki şaşırmamak elde değil.birçoğumuz(en azından benim ekürilerim) için yepyeni bi dönemin başlangıcı bu ay.işte böyle bi ayda "oturalım,sonbahar gelmiş,ağlayalım"dan ziyade uzuuuuuun yolculuklarda size eşlik etsin diye güzel bi playlist hazırladım.böyle hizmeti de başka yerde bulamazsınız ona göre eheh.elektrik direklerini izlerken beni hatırlayın!
here September came.I really can't believe,time goes by so fast.this month is a new start for some of us.so I decided to make a playlist just for you to listen while you're moving to your new lives.good me huh? remember me while you're counting the utility poles!

Lana Del Rey for Vogue Australia

Lana Del Rey,Vogue Australia Ekim sayısı için Nicole Bentley'nin objektifine poz verdi.aşırı romantik bi styling içinde gördüğümüz Lana Del Rey her zamanki gibi 3 çocuğu doğmadan ölmüşcesine melül melül bakarak ciğerlerimizi dağlıyor.duckface'liğinden söz etmiyorum bile.tabi böyle dangıl dungul eleştirdim ama kendisini karşıma oturtup 35 saat her hücresini incelemek fantezim hala baki...lafı daha fazla uzatmayayım ki fotoğraflara uzun uzun bakın,buyrun efenim. 
Lana Del Rey is the cover girl of Vogue Australia's October 2012 issue.the photographer is Nicole Bentley and the stylist is Christine Centenera.she looks depressive as always but anyways I love her.she's such a beauty.





Azealia Banks-1991(Video-E.P.)

Azealia Banks "212" isimli şarkısıyla radyoların radarına ancak girebilmiş olsa da müzik piyasasını takip eden bizler onu uzun süredir tanıyoruz.ve işte o meşhur şarkının da içinde bulunduğu E.P. "1991"in -ki bu tarih kendisinin doğum yılı olmakta- aynı adlı yeni single'ı videolandı.izleyeni 90'lara ciddi ciddi alıp götüren videoyu izlemeniz şiddetle tavsiye edilir.
E.P.'nin geneline gelince;ben "212" ve "Van Vogue" dinliyorum.
herkese iyi dinlemeler!
Azealia Banks' brand new video has just released from her E.P. "1991".she brougth back 90's attitude perfectly in this video.you better watch it.
and also there are 4 songs in "1991" E.P.:"212","Liqourice","Van Vogue" and "1991".my favourites are "212"-of course- and "Van Vogue".listen it asap!

24.8.12

Yasemin Mori-Dünya(Video)

Yasemin Mori'nin 4 yıl aradan sonra Eylül ayında piyasaya sürmeye hazırlandığı albümü "Delibando"nun çıkış parçası olan "Dünya"nın video klibi 4 Temmuz'da yayınlanmış,farketmemişiz.şarkı acayip hoşuma gitti,klip keza öyle.ama anlayamadığım bi şekilde şarkıyı sanki Yasemin Mori söylemiyor gibi,ses ona ait değil gibi.bi dinleyin bakalım siz de aynısını düşünecek misiniz...

22.8.12

Halimden Konan Anlar(Band)


birkaç hafta önce yine internette dolandığım bir vakitte bu güzel gruba rastladım,adından anlayın:Halimden Konan Anlar...
efenim bu grup bi süre önce fazlaca insanın öğrenmesiyle eski göz alıcılığını -en azından benim gözümde- kaybetmiş Büyük Ev Ablukada'yı andıran tarzı ve hatta solistiyle ekşi sözlükte "BEA'ya Kadıköy'ün cevabı" olarak yerini almış durumda.
"Durdurun","Kendime Çaylar" ve "Kadın" favorilerim arasında.şarkıları grubun sitesinden ücretsiz indirmek mümkün,en azından şimdilik.diğer şarkıları keşfetmek de size kalmış.hadi yine iyisiniz be farovırlar :)
P.S:6 Eylül'de Beyoğlu Hayal Kahvesi'nde konserleri olduğunu hatırlatmak da boynumun borcudur,saygılar,hatta du bakim kendime çaylarrrrrr.
,

Lady GaGa for Vogue America

Lady GaGa 1 yıl 6 ay sonra tekrar Vogue Amerika kapağını süslüyor.çekimler Mert Alaş-Marcus Pigott ikilisinin elinden çıkma.tüm dünyada ses getiren,ortaya çıkışı üzerine belgeseller çekilen september issue bu yıl tam 916 sayfa ve kapakta da GaGa var,beklenen sonuç:satış rekoru.tabi sarsılan dergi piyasasında bu ne kadar mümkünse...
Lady GaGa is the covergirl of Vogue America's september issue after 1 year and 6 months and also this issue will be 916 pages.lastly GaGa's photos are taken by Mert&Marcus.so nice.





Atiye-Bring Me Back(Video)

Atiye çıkışını İngilizce bi şarkıyla yapmış akabinde de ana dilinde müzik kariyerine devam ediyor-du ki "Bring Me Back" isimli single'ını yayınlayana kadar...
şarkıyı ön yargılarımdan sıyrılarak dinledim ve uzun zamandır Türk müzik piyasasından beklediğim "Billboard müzik listelerinde kendine yer bulabilecek kıvamda" bi şarkı olduğunu düşündüm.tabi dış piyasaya açılma ümidi olan birçok Türk sanatçının yaptığı gibi Atiye ve prodüktörleri de şarkıya bol bol Türk ezgileri ve darbuka sıkıştırmış.tüm o gereksiz ayrıntıları atılsa ve daha başarılı bi video üzerinde çalışılsaydı bu şarkı tüm dünyada -kendi kulvarında- ses getirebilirdi.neyse lafı daha fazla uzatmamakta fayda var,dinleyin,karar sizin.
here you are the brand new single of Turkish pop,r&b singer Atiye.song's name is "Bring Me Back",I like it but I think that taborine melodies are unnecessary.whatever.you can watch the video of the song,below.


Emma Watson for T Magazine

Emma Watson'ı Harry Potter'daki Hermione rolüyle tanıdık.aradan neredeyse 12 yıl geçti;Hermione büyüdü,zarif ve alımlı bir bayan oldu.
ve Emma T dergisinin Fall 2012 sayısında kapak kızı olarak karşımızda! çekimlerde tomboy(hatta ötesi) bi stylingle sayfaları süsleyen Emma'nın uzun süre önce kestirdiği kısa saçlarını ben ona çok yakıştırıyorum.her ne kadar çoğu kişi onu bu haliyle sevmese de...işte T'den fotoğraflar.
we know Emma as Hermione of Harry Potter.now it has been 12 years and Hermione grew up,became into a beautiful lady.
and she is the covergirl of T mag's Fall 2012 issue.I love this tomboy styling.I also love her pixie haircut.she's so cute.


9.8.12

Dance & Cry(Playlist)

şimdi başlığı görünce bu kız beyin kabızı mı oldu diyebilirsiniz ama durun,açıklayabilirim!!1!
efenim son zamanlarda bu hem ağlamalı,hem oynamalı şarkıların artış grafiğini gözlemledikçe,böyle bi playlist hazırlamanın farz oluşu da omuzlarıma yük gibi biniverdi.ben de dedim MADEM ÖYLE İŞTE BÖYLE.hatta şu an da aşırı saçmalıyorum en iyisi lafı uzatmayayım,dinlerken bi yandan "hüğee"leyerek ağlayıp bi yandan eller havaya yapabilceğimiz şarkılara bi göz atalım.
I can clearly hear that you say "is she mad" but wait a minute,I can explain!
sometimes you hear a song and you don't know that you better dance or cry.so do I! so I just wanted to make a playlist for us.nooow you better wipe your eyes and start danciiiing!

aşağıda şarkıların YouTube'da toplanmış hali var,tek tıkla dinleyebilirsiniz.öptüm sizi.
here you are the whole songs that you read a few seconds ago.you can listen them all with only one click.xo.