9.8.11

Zeynep Erdoğan on Chase The Glaze

Zeynep Erdoğan,2003 yılında İTKİB bursunu kazanarak Milano Domus Academy’de eğitim almış genç bir tasarımcı.Eğitimi devam ederken vintage kıyafetleri modifiye ederek bambaşka hâllere büründürmüş ve elde ettiği ürünleri Milano’da designer store’larda satılmaya başlanmış.
Zeynep Erdoğan tasarımları dalga dalga tüm Avrupa’ya yayılırken 2006 yılında Berlin’de ilk koleksiyonunu modaseverlere sunmuş.Akabinde 2008 yılında başlayan Galata Moda serüveniyle de Türkiye’de adını duyurmuş.Geçtiğimiz Şubat ayında IFW kapsamında gerçekleşen defilesiyse Türkiye’de gerçekleştirdiği 3.defilesiydi.Kendisi röportaj teklifimi tatlılıkla kabul etti,ben de ona sorularımı yönelttim.İşte röportajımız;

-Önceki sezon 80’ler kokan bir koleksiyon sunmuştunuz bize.Bu sezonsa yine eski dönemlerden esintiler vardı ama daha çok 70’leri anımsattı bana.Anlaşılan o ki ‘retro’yla aranız iyi,peki hangi dönemde doğacağınıza kendiniz karar verecek olsaydınız kaçlı yılları seçerdiniz ve neden?
Zeynep Erdoğan:Retroyla aram hep çok iyi olmuştur.Benim en büyük ilham kaynağım zaten retro dünya..Karar vermek çok zor ama sanırım 40’larda yaşasam fena olmazdı.

-Yine ‘Zeynep Erdoğan’ın iki sezonunu karşılaştıracağım..Önceki sezon kıyafetlerin çoğunun eldivenlerle süslenmiş olduğunu gördük,bu sezondaysa fırça darbeleri ön plandaydı.Her sezon belli bir desen ya da obje mi belirliyorsunuz yoksa spontane şekilde mi ortaya çıkıyorlar?
Zeynep Erdoğan:Koleksiyonlarıma bir tema seçerek başlamıyorum ama koleksiyon oluştukça ortaya çıkan konsepti belirginleştiriyorum.
 
-Kariyerinizin başına dönelim.Ben sizi ‘Catzcabaret’ markanızla tanımıştım ama işlerinizi kendi adınızla sunmaya başladığınızdan beri bu markanızın adını pek duyamaz olduk.’Catzcabaret’ üzerine çalışmayı bıraktınız mı? Sizin için şu an bir tek ‘Zeynep Erdoğan’ markası mı var?
Zeynep Erdoğan:’Catzcabaret’ İtalya’da çalıştığım dönem kullandığım isimdi.Yaşımla da orantılı,daha genç ve street tarzı bir markaydı.İstanbul’a döndükten sonra bir müddet daha bu ismi kullandım ama şu an etiket olarak sadece ismimi kullanıyorum. 

-Size neler ilham verir? Sadece tasarım için sormuyorum;yaşam tarzınız,tavrınız,hayata karşı duruşunuzda nelerden ilham alırsınız?
Zeynep Erdoğan:Dediğim gibi retro dünya benim en büyük ilham kaynağım.İşimde,ev eşyalarımda,gardrobumda ve dinlediğim müzikte bu rahatça görülebilir..Eskinin simple ve naif tasarımlarını günümüzdekilere her zaman tercih etmişimdir.

-Hep merak etmişimdir..Ülkemizde olmasa da yurt dışındaki moda haftalarında her sezon podyumlarda belli trendler başı çeker,bu trendler nasıl oluşuyor? Tasarımcılar casuslar aracılığıyla birbirlerinin fikirlerini mi araklıyor acaba? Şaka bir yana,nedir işin aslı?
Zeynep Erdoğan:İtalya’da yaşadığım senelerde yakından takip etme fırsatı bulduğum büyük isimlerin araştırma ve tasarım ekiplerinin,en çok da küçük designerlardan esinlendikleri upcominglerden bahsetmiyorum.İşin çok başında olan designerlardan bahsediyorum.Bu bizzat benim başıma da geldi.Çünkü en fresh ve en özgün fikirler en amatörlerden ve sokaktan çıkar.Büyük isimlerden sonra da sıra hazır giyime geliyor zaten..Bir de dünya trendlerini belirleyen ve çeşitli yollarla duyuran kuruluşlar var tabi.

-Tasarımcılığın bir doyum noktası var mı? Zeynep Erdoğan’ın zirvesi nedir?
Zeynep Erdoğan:Dünyada çok iyi tanınan bir marka olmak tabi ki.

Bir röportajın daha sonuna geldik,umarım zevkle okumuşsunuzdur :) Sevgili Zeynep Erdoğan'a da buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

5 yorum:

Modafobik dedi ki...

IFW öncesi güzel bir röportaj olmuuşş :))

newyorkglazer dedi ki...

beğenmene sevindim,bu sefer de IFW'de olsam ne güzel olur :/

newyorkglazer dedi ki...

beğenmene sevindim,bu sefer de IFW'de olsam ne güzel olur :/

Evy dedi ki...

COK guzel bir reportaj olmus, keyifle okudum!
http://maffionista.blogspot.com/

newyorkglazer dedi ki...

teşekkür ederim senin blog da süpermiş,takibe aldım :)